Şirketinizde interneti, sosyal medyayı yasaklayarak Endüstri 4.0’a geçemezsiniz!

“Dijital dönüşüm”, “Endüstri 4.0” gibi konular son dönemde iş dünyasının gündemine daha fazla girmeye başladı. Konunun ciddiyetine vakıf şirket sahipleri ve yöneticileri bu ciddiyete uygun adımlar atıyorlar; işlerini, şirketlerini yeni döneme, yeni ekosisteme göre hazırlamaya çalışıyorlar.

Elbette, ABD, AB gibi birçok ülkede konunun ele alınış şekli, sürecin yönetim metodolojisi ülkemiz iş dünyasından epey farklı düzeyde ilerliyor.

Konunun ülkemizdeki gerçekliği ise, gece karanlıkta mezarlıktan geçerken ıslık çalma kıvamında henüz! Devamı

Sosyal medya bir şey, deneyim her şeydir!

okan_aras_lastik

Dünya iletişim alanında epeydir büyük bir değişim geçiriyor. Malum bu değişimde de internet, elimizdeki akıllı telefonlar, tabletler büyük bir role sahip. Hemen her gün elimizdeki dijital araçlarla kendimiz, çevremiz ve daha birçok şeyle ilgili metinler, fotoğraflar, videolar üretiyor ve bunu hemen her gün sosyal medya platformları aracılığıyla yayıyoruz. Bunu durmaksızın, büyük bir iştahla yapıyoruz.

Dijitalde yarattığımız bu müthiş içerik döngüsü yepyeni bir iletişim ve ilişki yapısı oluşturuyor. Aile bireylerimizin, çevremizin ve değer verdiğimiz kişi ve kurumların ürettikleri bu içerikleri dikkatlice izliyor ve büyük kıymet veriyoruz. Tanıklıklar, deneyimler bu paylaşımlarla birkaç dakika içerisinde binlerce kişiye ulaşıyor ve bulaşıcı hale geliyor. Paylaştığımız şeyler olumlu olabildiği gibi tanıklık ve deneyimlerimiz bizi kızdırdığı zaman olumsuz da olabiliyor. Olumlu ya da olumsuz bu içerikler çevremize duyduğumuz güven nedeniyle hepimiz üzerinde önemli bir etkiye sahip olabiliyor ve ikna edici olabiliyor.

Elimizde artık büyük bir güç var: Bir şeyden etkilendiğimiz an, o anı bir fotoğraf, video ve bir metinle hemen belgeliyor ve bunu anında yayıyoruz. Bunun için tanıklık etmek ve deneyim sahibi olmak yetiyor. Hemen elimizdeki ya da cebimizdeki akıllı telefona davranıyor, Facebook’ta “durum paylaşımına” ya da Twitter’da bir tweete dönüştürüp, “paylaş” butonuna basıyoruz…

Bu, bilginin anlık ve hızla dolaşıma girmesi demek olduğu gibi, bilgiyi kontrol edemeyeceğiniz ve engelleyemeyeceğiniz anlamına gelir. Bizzat hakkımızda ürettiğimiz bilgi de olsa, bir muhatabı, karşı tarafı da olsa bu kontrol kaybı değişmiyor… Devamı

2015’te sosyal medya: Araçtan amaca geçiş yılı!

4-Expertise-Creative-Social-Media-Social-Media-Account-Manager-052312

Dijitalin iş dünyasını ve markaları fetih süreci tüm hızıyla sürüyor. 2010-2013 yılları arasında hızla yükselen “farkındalık” süreci 2014 yılı itibariyle yaygın bir “eyleme” dönüştü. Firmalar, ölçek ve vizyon derinliklerine bağlı olarak dijitalin mutlaka bir yerinde yer almaya çalıştılar. 2000’li yılların gözde pazarlama aracı “E-mailing marketing” (E-posta pazarlama) yerini giderek sosyal medya ağlarına (Facebook, Twitter, Instagram vb) kanallara bırakmaya başladı. Markalar, milyonlarca insanın sohbetinin arasına girmeye, dikkat çekmeye çalıştılar.

Ama elbette daha yolun çok başındayız. Peki, 2015 yılında şirketleri sosyal medya ve dijital pazarlama alanında neler bekliyor? Bu yazıda buna yönelik öngörülerde bulunmaya çalışacağız. Devamı

2020’yi görmek istiyorsan iyi ‘dinle’

Must-Read-Books-on-Facebook-Marketing-and-Social-Media

Dijitalleşme baş döndürücü bir hızla sürüyor. Sosyal hayatımızın her aşaması neredeyse akıllı telefonlarla işgal edilmiş vaziyette. İster bir kafede, ister işyerinde, ister maçta, isterse bir dost meclisinde, nereye kafayı çevirseniz herkes akıllı telefonuna kapanmış vaziyette…

Peki, bunca insan akıllı telefonlarıyla ne yapıyor? Boş vakit mi öldürüyorlar? Kim bilir belki de… Ama akıp giden gündelik yaşamın o sıradan dakikalarında sizin ticari işleriniz, kar ve zararınızla ile ilgili çok şey olduğuna emin olabilirsiniz…

Artık tam da “sohbet ekonomisinin” içindeyiz. Facebook’ta, Twitter’da, Yotube, Whatsapp, Snapchat, Instagram’da yazı, fotoğraf, videolar arasında “bilgi, eğlence” milyonlarca insan arasında anlık olarak dolaşıyor; duygular, deneyimler paylaşılıyor. Bu da gösteriyor ki “bilginin denetleyicisi” milyonlarca insan var artık karşımızda. O nedenle bugün alabildiğine şeffaf, alabildiğine dolaysız biçimde işletmeniz, markanız müşterileriniz, tüketiciler karşısında duruyor.

Peki, bu gerçeklik karşısında siz ne yapıyorsunuz; ‘sohbet ekonomisinin’ neresindesiniz? Sosyal medyayı, dijital ağları, dijital pazarlamayı nasıl kullanıyorsunuz? Devamı

Facebook’un parlayan yaldızının ardındaki gerçek!

facebook-espia-032

Sosyal medya kavramının oluşmasında kuşkusuz Facebook’un rolü çok büyük oldu. 2004 yılında genç bir üniversite öğrencisi Mark Zuckerberg’in üniversite sıralarında hayat verdiği Facebook, 10 yılda küresel bir güç haline geldi. Bugün sahip olduğu 1.3 milyar kişilik nüfusuyla ve yarattığı yeni iletişim atmosferiyle kültürden, sosyal ilişkilere, siyasetten ekonomiye,  insana, toplumlara, ülkelere ait her şeyi etkilemeye, şekillendirmeye başladı.

Tabii ki Twitter, Instagram, Youtube gibi sosyal ağlar da Facebook’u takip ederek sosyal medya kavramının doğuşuna, yeni bir ekosistem ve dünyanın inşaasına ön ayak oldular. Ama Facebook’un küresel olarak yayılma ve gündelik yaşam üzerindeki etkisi diğer ağlarla kıyaslandığında farklılıklar gösteriyor.

İster farkında olun ister olmayın, ister kabullenin isterseniz kabullenmeyin geleneksel, klasik medya günleri sona erdi. Artık her gün Facebook duvarımıza sık sık bakarak akrabalarımızdan, arkadaşlarımızın, beğendiğimiz markaların ne yaptıklarını, ne düşündüklerini, ne sunduklarını “anlık” olarak takip ediyoruz ve bunun için “sosyaliz”. Yine başka aracıya gerek bırakmadan bizzat metinlerini yazan, fotoğraflarını/videolarını çeken ve yayınlayan biziz ve bunun için “medyayız”. Devamı

Dijitalleşmenin Kritik 3 Aşaması

dijital-donusum

Dijital pazarlama yatırımlarınızı artırmayı planlıyorsanız ve işinizi dijitalleştirmede yol olmak istiyorsanız 3 kritik eşiğin sizin için önem taşıdığını bilmeniz gerekiyor. Bunlar sırasıyla, organizasyonel planlama, insan kaynağı yatırımı, operasyonel derinleşme…

Üçü de birbirine bağlı birbirini tamamlayan bu süreçleri aşmadan markanızı yeni ekonominin parçası haline getirmeniz ve yeni rekabet koşulları içerisinde şirketinizi geleceğe taşımanız açıkçası her geçen gün zorlaşacak.

Gelin şimdi bu üç aşamayı birlikte analiz edelim… Devamı

Artık ‘kalp’ kazanmadan ‘para’ kazanamazsınız!

ofke-internetin-psikolojisi

Dijital pazarlama süreçleri markalara birçok fırsat sunuyor; her ne kadar markalar kurumsal ve organizasyonel olarak henüz bu süreçlere tam olarak hazır olmasalar da…

Bu fırsatları, gerçek anlamda bir fırsata dönüştüren temel bir kavram iyi anlaşılması gerekiyor: “Duygusal iletişim”.

İki sözcüklük bu kavram üzerinde markaların ciddi biçimde düşünmeleri gerekiyor. Hem “duygusal” olacaksınız, hem de bir “iletişimi” yöneteceksiniz.

Bunu başarabilmek, eyleme dönüştürebilmek için yepyeni bir ekonominin içinde olduğunuzu, tüketicileri ve karar verme süreçlerini anlamanız, onlara saygı göstermeniz ve bu yeni süreçlerin içerisinde yer almak için kendinizi yeniden organize etmeniz elzem.

Bu açıkçası, üç beş satırla dile getirdiğimiz kadar kolay değil; olmadığını da zaten marka deneyimlerinden anlıyoruz.

“Duygusal iletişim” dediğimizde her halde öncelikle bir tüketicinin kalbine seslendiğimizi anlattığımızı vurgulamamıza gerek yok. Haliyle bir kişinin duygu dünyasına seslenecek, O’na büyük bir saygı gösterecek ve karar verme süreçlerinin her aşamasında bu saygıyı eylemiyle ziyadesiyle ispat edecek bir marka iletişimine, süreç yönetimine ihtiyacınız var.

“Duygular” artık öylesine aleni ve bulaşıcı bir hal almış vaziyetteki bunun için tüketiciler en uygun “iletişim” araç ve platformlarına sahipler. Devamı

Dijital kültürün neresindesiniz?

atelier-digital-transformation

Dijital iletişim kültürü hızla yayılıyor farkında mısınız? Peki, siz bu kültürün neresindesiniz? Çevrenizde ne çok Facebook, Twitter, Instagram, Linkdin hesabı olan var değil mi? Twitter kapanınca, Facebook’suz iki gün geçirince hayat damarlarımızdan biri kesilmiş gibi oluyorsanız, dijital neslin güzide bir yurttaşı olmuşsunuz demektir; yaşınız, ülkeniz, cinsiyetiniz, statünüz ne olursa olsun…

Çocuğunuza isterseniz bir sorun, “Biz gençliğimizde arkadaşlarımıza, akrabalarımıza mektup gönderirdik” diye anlatın. Eğer öğretmenleri tarih dersinde anlatmamışlarsa önce size boş gözlerle bakacak, sonra “mektup da ne?” diye soracak. O’na kahkahalarla gülmesi için bir fırsat vermek istiyorsanız sabırla anlatın…

Emin olun bununla bırakmayacak, siz kafanızı öteye çevirdiğinizde hemen “Olum, babamların/annemlerin gençliğinde mektup diye bir şey varmış, kağıda, karpostala yazıp, postane diye bir şeyle gönderiyorlarmış” diye hemen arkadaşlarına Twitter’dan, Facebook’tan Whatsapp’tan yazacaklarına, bu eğlenceli anının keyfini “anlık olarak” birlikte çıkaracaklarına emin olabilirsiniz… Devamı

B2B Markalarda Blog Kullanımı

Markaların sosyal medya iletişimi ve pazarlamasına ilgisi her geçen gün artıyor. Özellikle nihai tüketici ürün ve hizmetleri sunan (B2C) markalar yaygın biçimde Facebook, Twitter, Instagram, Foursquare gibi platformları kullanmaya çalışıyor. Bu ağlar üzerinden tüketicilerle/müşterilerle bağ kurmaya, etkileşim yaratmaya gayret gösteriyorlar.

Açıkçası veri iletişim hızlarının ve  mobil penatrasyonun daha da artmasıyla iletişimin ve pazarlama süreçlerinin gelenekselden dijital kanallara doğru kayması daha da hızlanacak. Bu kapsamda markaların organizasyon yapılarında ve hizmet süreçlerinde “internet, dijital pazarlama, sosyal medya” kavramları çok fazla konuşuluyor ve planlanıyor olacak.

Benim bu yazıda özellikle üzerinde durmak istediğim B2B markaların, yani temel iş projeleri ve süreçleri işletmeler arasında ilerleyen markaların sosyal medya kullanımına ilişkin olacak.

Nihai tüketici odaklı (B2C) markalarda Facebook, Twitter gibi platformlar etkili sonuçlar ve fırsatlar yaratmasına karşın, temel ve hedef müşteri ağları başka işletmeler olan markalarda dijital iletişimin temel unsurları bu platformlar olamaz. Elbette iletişim sürecinin, sepetin bir parçası olarak planlanır ve kullanılabilir ama temel unsur olamaz.

O halde, dijital iletişimde, sosyal medya planlamasında B2B’lerde ne kullanmalı? Devamı

Bir marka neden sosyal medyada yer almalı?

why-social-media

Bir yazıya başlanabilecek en tezcanlı cümleyle başlayalım: Buna mecbursunuz!

Dikkat edin, “tercih etmelisiniz” demiyorum; mecbursunuz! Ya da tersinden ifade edelim; işlerinizi ve müşterilerinizi zaman içerisinde rakiplerinize kaptırmak istiyorsanız, sosyal medyaya duyarsız kalmaya devam edebilirsiniz! Tercih sizin…

“Sosyal medya” kavramını duymayan kalmadı. Sosyal medya, deyince kimisi büyük heyecana kapılıyor, kimisi ise “boş verin bunları” havasında.

Sosyal medya mutlaka yer alınması gereken bir yer mi, ya da bir çırpıda “boş verilerek” kenara çekilebilecek kadar basit karar alanı mı?

Açıkçası bu yazıda sizleri sosyal medyaya ilişkin istatistiklere, rakamlara boğarak, “Bakın, işte insanlar dünyanın her ülkesinde yaygın biçimde sosyal medya ağlarını kullanıyor; insanlar kendi aralarında konuşuyor” cümleleriyle sosyal medyanın rüştünü ispat etmeye çalışmayacağım.

Keza sosyal medyaya ilişkin ilginiz varsa zaten bugüne kadar bunları bolca okudunuz, farklı kaynaklardan okumaya da devam ediyorsunuz. Açıkçası bu yöndeki yazılar, haberler de bu saatten sonra gereksiz yere zaman harcamaya bedel.

Bana göre, sosyal medyanın rüştünü ispatlama çalışmalarının dönemi geçti. Artık önemli olan, “nasıl” yer alacağınız sorusuna yanıt bulabilmek. Hele hele şirketler ve markalar açısından bu yanıtı arayıp bulmak giderek hayati bir hal almaya başladı. Bu yazının temel odağı da bu açıkçası.

Bu yazıda rakamlarla zihninizi bulandırmaktansa, zihinsel olarak ufuk açıcı, size naçizane yol gösterici olabilecek bir takım fikri izler paylaşmaya çalışacağım. Devamı